GÜVENEBİLİRSİNİZ

15 Ocak 2016, 18:24
GÜVENEBİLİRSİNİZ
İbrahim Kılıç
 Güvendiğim dağlara kar yağdı,

Güvenmekle hata yapmışım,

Size güvenmiştim,

Kimseye güvenmeyeceksin,

Sırtımdan vuruldum,

Cümlelerini çok duymuşuzdur. Peki, bu cümlelerin ana teması olan güven nedir?

Korkusuz, çekincesiz, şüphesiz inanma, bağlanma, itimat ve teslimiyeti ifade eden güven kavramı; insani değerlerin olmazsa olmazı, sosyal hayatın sigortası niteliğindedir. Güvenilirlik, üzerinde eminlik emaresi taşımayı gerektirir. İnsan olmanın gereği her insan insani değerler ölçüsünde yaşaması gerekir ki bu kavramlardan biri de güvendir.

Güvenilir insan olmak; söylemlerini doğru zamanda, doğru zeminde, doğru muhataba, doğru olarak aktarmaktır. İnsan için en önemli unsur olan dili, yalandan arındırılmış olarak, dudaklardan dökülen sözün geçerliliği veya geçerlilik süresi güven piramidinin temelini oluşturur. Söylediklerinizle yaptıklarınız tutarlılığı, tutarlılık da beraberinde güveni getirecektir.

Güven, yüklenilen sorumluluğu yerine getirmektir. Aldığınız sorumluluğu, güvenilir insan olmak bilinciyle yerine getirdiğinizde insanlar, nezdinde çıtanızı yükselteceksiniz. “Ben bu kişiye kefilim” sözü aslında size verilen görev ve sorumluluğun yerine getirilmesinde size olan güvenin ta kendisidir.

Güven ihanet etmemektir. Bağlı olduğu görüş ve düşünceyi geliştirme yerine, silip atma, sevgide aldatmayı tercih etme, sadık olmama, bulunduğu toplum veya topluluk aleyhine çalışma gibi durumları içine alan ihanet; güven kavramının yok olmasını sağlayan en önemli faktörlerdendir. Sırtı dönülen insan olmak, o kadar önemli ki.

Güven başkalarına zarar vermeden, iyiliği kendine kılavuz etmektir. Yaptığı tüm çalışmalarda iyiyi, doğruyu ve adaleti esas almak, bu çizgiden ötesinin karanlık olduğunu bilmektir. Bunun yanında, empati anlayışına hakim insanlar, daha doğru karar verir ve de daha da güvenilirdirler.

Güven, ahdine vefa göstermektir. Söze sözleşmeye bağlılık anlamına gelen bu kavram güven hususunda en önemli mihenk taşlarındandır. Yapılan antlaşmalara verdiğimiz söze uyabiliyor muyuz, işte o zaman güvenilirlik özellikleri bizde gözükür diyebiliriz. Toplumda sıkça kullanılan, “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır.” cümlesi güvenle çok güzel örtüşmektedir. Şu saatte şurada, mutlaka yaparım, bana itibar edebilirsin vb. söylemler yerine getirilmezse, karşısındakinde ne kadar güven duygusu uyandırabilir ki. Gerçekleştirilemeyen her söz; tıpkı sürekli yangın ihbarında bulunup, yanılgıya yol açan birinin; kendi evi yandığında inandırıcı olamaması gibi, bir takım doğruları da beraberinde götürmez mi?

Güven, topluma, toplumun değerlerine sahip çıkmaktır. Bazen bir kişinin oluşturacağı güvensiz bir durum birçok olayın önünü tıkayacak, toplumun bireyleri hakkında şüpheci yaklaşımını açığa çıkaracaktır. Hatırlayalım; 2009 yılında bir Kayseri örneği vardı. Üç çocuk bayram şekeri toplamak için gittikleri evde alıkonularak, hunharca öldürülmüşlerdi. Bu olay toplumda infial oluşturmuştu. Yansımaları mı; komşunun komşuya çocuğunu göndermeyecek kadar kaygısı, bir sonraki bayramda şeker toplamaya gelen çocukların azlığı toplumsal güvenin ne kadar yara aldığına en bariz bir örnektir.

Güven duygusunun kazanılması zaman alır. Güven kazanmak uzun bir zaman ve yaşanmışlık gerektirirken, güven kaybetmek bir o derece kadar kolaydır. Kurt Bieden Kopf’un “Güven bir karaca kadar çekingendir; insan onu bir kovdu mu, tekrar bulması uzun zamana bağlıdır.” Sözü ne kadar anlamlı ve yerindedir.

Asında güven bir yavrunun annesinin kanatları altında kendisini emin hissetmesi kadar masumiyet, birinin kefil olacağı kadar sadakat ve özveri, sözünde duracak kadar doğru, doğruları haykıracak kadar cesur olmak değil midir? Size güvenebilir miyim? sorusuna yanıtımız, güvenebilirsiniz diyebilir miyiz?

İbrahim KILIÇ

U-ETİKDER Başkanı

Etik Eğitim Uzmanı

ibrahimbilsem@hotmail.com

    Yorumlar

Linkler
Faydalı Linkler
Arşiv